

Hoş Geldin!
‘Ama bazı insanlar masalları ne görür ne de işitirler.’ dedi Kumkurdu.
‘Sanki beyinlerinin sigortası atmış gibidir bu insanların.’
‘Ama ben yapraklardaki masalı gördüm.’ dedi Zackarina ‘En başından beri gördüm.’.
Kumkurdu başını salladı. ‘Çocukların gözleri keskindir’ dedi.
Daha Fazla Kumkurdu
Hikayemiz
Biz biz idik, Özge ve Candan idik. Hayallerimizin ışığında bir yola dizildik ve Kumkurdu'nu doğurduk.
Uzun bir süre birlikte İstanbul'da Waldorf Pedagojisi esintili bir yuvada çalıştıktan sonra, bildiğimiz ve savunduğumuz pedagojiyi kendi memleketimizde de yaşatmak adına İzmir'e geri döndük.
Burada gerçekleştirdiğimiz küçük atölyelerle oluşan aile-çocuk çemberimiz büyüdü ve yolumuza Waldorf Pedagojisi esintili bir anaokulu olarak devam etmeye karar verdik.
Topluluğumuz içerisinde pedagojiye dair araştırmalara, Waldorf Pedagojisi Eğitmen Seminerleri'ni tamamlamış eğitmenler olarak mentörlerimizle Kumkurdu Anaokulu'nun dünya listesine girmiş bir yuva olması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.


Waldorf Pedagojisi Nedir?
Waldorf Pedagojisi, Rudolf Steiner tarafından geliştirilen bir eğitim felsefesidir. Waldorf eğitimi insanın bütüncül bir bakış açısıyla incelenmesini ve eğitim sürecinde çocuğun duygusal, zihinsel ve bedensel ihtiyaçlarının eşit şekilde karşılanmasını öncelikli tutar. Eğitim süreci sanat, müzik, drama gibi etkinliklerle zenginleştirilir ve çocuğun kişisel gelişimine odaklanır.
Waldorf Pedagojisi 100 yılı aşkın geçmişinde öğrencilerin akademik başarısının ötesinde insani kapasitelerini beslemek amacı ile varlık göstermiştir. Merak, şefkat, irade ve cesaret, bu pedagojiden mezun olmuş çocukların yanlarında taşıdıkları, çevrelerindeki dünyayla ahenk içinde hareket etmelerini ve etkileşim kurmalarını sağlayan niteliklerden sadece birkaçıdır. Waldorf Pedagojisi, öğrencileri yalnızca akademik olarak en üst düzeyde hazırlamakla kalmayan, aynı zamanda bireyleri derin bir benlik duygusu taşırken çevrelerindeki dünyaya uyum sağlamalarına ve etki sunmalarına izin verecek şekilde kendi içlerinde büyümeleri için teşvik eden bir eğitim yaklaşımıdır.


Waldorf Okulu Nasıl Olunur?
Waldorf Pedagojisi'nin kurucusu Rudolf Steiner'e göre eğitim bir sanattır. Bu sanat için uygun gereçleri göz önünde bulundurmanın yanı sıra bu gereçleri doğru kullanarak ahenkli bir öğrenme ortamı yaratabilmek bu sanatı icra eden eğitmenlerin temel görevidir. Her sanatçı gibi eğitmenler olarak bizler de kendimizi donatır ve yuvamızın temellerini bu donatılar üzerine kurarız.
Bu bağlamda Waldorf Okulları da bu değeri taşıyabilmek için belli şartları karşılamak durumundadır. Waldorf Pedagojisi'ni temsil eden ana dernek FREUNDE Waldorf, IASWECE(Uluslararası Waldorf Çocuk Yuvaları Birliği), Goetheanum Pedagoji Bölümü ve Türkiye'de Waldorf Pedagojisi çatı derneği ESDD(Eğitim Sanatı Dostları Derneği) tarafından kararlaştırılan yol haritasına göre bir anaokulunun Waldorf Okulu olarak adlandırılabilmesi için yuva kurucu ve/veya eğitmenlerinin ESDD tarafından organize edilen üç senelik eğitim sürecini tamamlaması, bitirme tezinin onaylanması ve staj görevini yerine getirmesi gerekmektedir. Bu aşamaların ardından ESDD nezdinde ana dernek ve IASWECE ile görüşmeler tamamlanır ve uygun görülürse bahsi geçen okul Waldorf Okulu ünvanı edinebilir. Bu süreci henüz tamamlamamış yuvalar "Waldorf Esintili" olarak anılmaktadır.(Detaylı bilgi için tıklayınız)
Kumkurdu Anaokulu kurucu eğitmenleri ESDD tarafından açılan üç senelik eğitim sürecini tamamlamış, bitirme tezi onayını almışlardır. Kumkurdu Anaokulu dünya listesinde yer alan bir "Waldorf Okulu" olma amacıyla çalışmalarına devam eden "Waldorf Esintili" bir anaokuludur.
Waldorf Pedagojisi
Gelişimsel ve
İhtiyaç Güdümlüdür
Doğru zamanda doğru öğrenme deneyimini sunar. Başka bir deyişle çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarıyla eşleşen bir eğitim sistemine sahiptir. Eğitim bir yarış değildir.


Taklit Ederek
Öğrenmeyi Savunur
Yaşamın ilk yıllarında çocuk becerileri öncelikle taklit yoluyla kazanır. Aynı zamanda, çocuk tüm duyusal izlenimlerini hayal gücü yardımıyla özümser. Her ses, her renk ve şekil, hissettiği her şey vücudunun derinliklerine işler. Bu nedenle, gelişmeye ve büyümeye devam eden çocuğun olumlu rol modellere, doğal uyaranlara ve duyusal deneyimlere ihtiyacı vardır.
Erken çocukluk döneminde çocuk öğrenmek zorunda kalmadan oyun oynayarak ve sanatla uğraşarak temel becerilerini geliştirmelidir. Akademik bilgi daha sonra bunun üzerine inşa edilebilir. Temel beceriler çocukların sonraki hayatlarında yaşamın taleplerini karşılamasını sağlayacak gücü oluşturur.
Waldorf eğitimi, çocuğa gerçek iş(tarım, ekmek yapımı…), sanat ve oyun aracılığıyla kendini yaşam bağlamlarına kaptırma fırsatı verir. Kendi merakı ve keşfetme zevki sayesinde dünya doğrudan deneyimlenebilir ve böylece çocuk kendi öğrenmesini destekler.
Hayatın başka hiçbir evresinde hareket ve duyusal deneyim ilk yedi yıldaki kadar önemli değildir. Çocuk, içsel ve dışsal hareketlerle, tüm duyularıyla dünyayı keşfeder ve böylece dilin ve düşüncenin temelini oluşturur.
İç Motivasyonu Güdüler
Çocukların öğrenmeyi sevmelerini ve övgüye gerek duymadan ellerinden gelenin en iyisini yapmayı öğrenmelerini teşvik eder. Onların harici bir ödül için değil, öğrenmenin doğasında olan ustalık, özgüven, sabır, cesaret ve gururlanma gibi içsel motivasyonlarla öğrenmelerini ister. Çocuklar akranlarıyla yarış halinde değil, kendi öz kaynakları yöneliminde öğrenir ve bu süreçte yetişkin tarafından desteklenirler.
